2010

Pg Art Gallery

Öznur Güzel Karasu


Mithat Şen kendi düşsel imgelerini dış dünyada çok yalın ve tutarlı bir dizge etrafında var eder. Resimleri salt tual-boya ikiliğine dayanmaz. Renk vardır ama sadece yüzeyden oluşmazlar. Kimi zaman tuvalin üzerinde oluşturduğu katmanlarla boya, kütlesel bir yapıya bürünür. Ancak sözü söyleyen renkten önce biçimdir onun resimlerinde. Çok yönlü sorunsallarla uğraşır Şen. İmgenin farklı boyutlarını araştırır. Konu edindiği figür, tekrar ve çeşitlemelerle süreklilik içerir; aynı zamanda değişken bir yapıya da sahiptir. Şen'in 'beden'leri sadece birer soyutlanmış insan figürü, kişiliksiz gövdeler değildir. Bütünlüklü bir yapısal düzlemde varlık bulurlar ve her birinin kendine has dünyası vardır. Soluk alırlar. Şen'in minimal, yalın imgelerinin öz biçimsel yapıları benzerlikler gösterse de devamlı hareket eder ve dönüşürler. Bu dönüşüm ve hareket renkten ziyade tuvalle gerçekleşir. Tuvalle oyun oynar sanatçı; içini oyar, koparır, siler, çıkarır, eksiltir, çoğaltır... Figürün var olduğu alan kesilip parçalanır, ardından bütünlenir. Tuvalin beraberinde imgeyi de parçalara ayırır. Şaseye gerilen kumaş ya da deriyle oluşturulan formları, tıpkı bir yapboz gibi yapılandırır. Boyayla oluşturduğu katmanları, kimi zaman tuvalin kendisiyle gerçekleştirir.
Son dönem çalışmalarında yine 'bedenleriyle karşımızda duruyor Mithat Şen. Siyah kumaşın gerildiği kare veya dikdörtgen zemine yerleştirdiği oğlak derisi gerili yuvarlar, küçük hareketlerle salınan, dizi dizi figürler halindeler 'isimsiz deriler'inde. Ham deri, yeşiller, fuşyalar... Tıpkı birer kabartma gibi yerleştirilen imgeler, resimden çok heykele ait üç boyutluluğa doğru bir yönelişi çağrıştırıyor, dokunma dürtümüzü harekete geçiriyorlar...

Sergi Kataloğu

Sergi Davetiyesi

Eserler